Kod KâşifiMERAK ET. DENE. KEŞFET.Bir şey öğren

El-Harezmi: algoritma kelimesi bir isimden gelir

Algoritma bugün kodun içindeki adım listesi gibi kullanılıyor. Kelimenin kendisi ise dokuzuncu yüzyılda Bağdat’ta hesap yöntemleri yazan bir bilginin adından türedi.

Bir öğrenci, eski bir hesap yolunu adım taşları olarak izleyip küçük bir robota bağlıyor.
Algoritma kelimesi, hesabı başkası da tekrar edebilsin diye yazan bir bilginin adından gelir. Kod Kâşifi için üretilen yapay zekâ illüstrasyonu.

Hesabı adım adım yazdı

Muhammed bin Musa el-Harezmi, 9. yüzyılda Bağdat’taki Beytü’l-Hikme çevresinde çalıştı. Hint rakamlarıyla hesap yapmanın yollarını ve denklem çözmeyi kitaplaştırdı. Bu kitaplar sonra Latinceye çevrildi. Avrupa’da adı Algoritmi biçiminde okundu. Bugün kullandığımız algoritma sözü, o okunuştan gelir. O, bilgisayar programı yazmadı. Yaptığı şey, bir hesabı başkası da tekrar edebilsin diye açık adımlara dökmekti.

Cebir de bir kitap adından gelir

El-cebr kelimesi, onun denklem kitabının adında geçer. Cebir sözü buradan Avrupa dillerine geçti. Yani iki tanıdık kelime, aynı kişinin emek verdiği hesap geleneğine bağlanır. Bu, tek bir insanın bütün matematiği icat ettiği anlamına gelmez. Ondan önce de hesap vardı. Onun katkısı, yöntemi yazıya geçirip sonraki kuşaklara taşınabilir kılmaktı.

Öğrenci için asıl ders

Bir yöntemi anlatırken “şunu yap, sonra şunu yap” diyebiliyorsan algoritma kuruyorsun. El-Harezmi’nin çağında bu adımlar kâğıttaydı. Bugün aynı fikir bir robota ya da bir programa söylenebilir. Kâşif sorusu: anlattığın adımlar, seni tanımayan biri tarafından da uygulanabiliyor mu?

Mini görev: adını yönteme çevir

Bir iş seç: çay demlemek, çanta hazırlamak ya da bir sayıyı ikiye bölmek. Üç ile beş arası adım yaz. Adımları bir arkadaşına ver ve sen konuşmadan yapmasını iste. Takıldığı yeri düzelt. Kâğıda kendi adını yöntem olarak koyma; yöntem, adından bağımsız çalışsın.

KEŞFE DEVAM

Bir sonraki merakın ne?

4 dk okumaYeni keşif

Charles Babbage: bitmeyen makine, süren fikir

Charles Babbage’ın en ünlü makinesi hiç tam bitmedi. Yine de içinde girdi, işlem, bellek ve çıktı vardı. Bilgisayar daha ortada yokken bu düzen düşünülmüştü.

Yazıyı oku
4 dk okumaYeni keşif

Claude Shannon: bit, bilginin en küçük parçası

Bir mesajın ne kadar yer tuttuğunu konuşurken bit deriz. Bu sözü gündelik dile Claude Shannon’ın bilgi kuramı yerleştirdi. O, haberin de ölçülebileceğini gösterdi.

Yazıyı oku
4 dk okumaYeni keşif

John von Neumann: program da bellekte durabilir

İlk hesap makinelerinin bir kısmı, işi değiştirmek için kabloların yeniden takılmasını istiyordu. Programın da veriyle birlikte bellekte durması, makineyi her seferinde sökmeyi gereksiz kıldı.

Yazıyı oku