El-Harezmi: algoritma kelimesi bir isimden gelir
Algoritma bugün kodun içindeki adım listesi gibi kullanılıyor. Kelimenin kendisi ise dokuzuncu yüzyılda Bağdat’ta hesap yöntemleri yazan bir bilginin adından türedi.
Yazıyı okuİlk hesap makinelerinin bir kısmı, işi değiştirmek için kabloların yeniden takılmasını istiyordu. Programın da veriyle birlikte bellekte durması, makineyi her seferinde sökmeyi gereksiz kıldı.

John von Neumann, 1903’te Budapeşte’de doğdu. Matematikte çok hızlı düşünmesiyle tanındı. Avrupa’dan Amerika’ya geçti. 1940’larda elektronik hesap makineleri kurulurken bu çalışmanın içindeydi. 1945’te EDVAC üzerine yazılan bir rapor, programın bellekte saklandığı düzeni açık anlattı. Bu düzene sonradan von Neumann mimarisi dendi.
Aynı yıllarda J. Presper Eckert ve John Mauchly gibi mühendisler de bu makineleri kuruyordu. Rapor, herkesin emeğini aynı netlikte anmıyordu; bu konu hâlâ tarihçilerin tartıştığı bir noktadır. Öğrenirken şunu ayırmak yeter: fikri bir kişinin malı saymak yerine, program ile verinin aynı bellekte durabildiğini görmek. Bu düzen, bugünkü bilgisayarların çoğunda hâlâ temeldir.
Program bellekteyse yeni bir iş için yeni bir kablo takmak gerekmez. Başka bir program yüklenir. Telefonun bir uygulama kapatıp başka birini açması bu fikrin uzak torunudur. Kâşif sorusu: makineyi mi değiştiriyorsun, yoksa bellekteki talimatı mı?
Bir kutuya “bellek” yaz. İçine önce “sayıları topla” talimatını koy ve iki küçük sayıyla dene. Sonra kâğıdı değiştir, “sayıları çarp” yaz. Kutu aynı kalsın. İşin değişmesi için neyin değiştiğini bir cümleyle yaz.
KEŞFE DEVAM
Algoritma bugün kodun içindeki adım listesi gibi kullanılıyor. Kelimenin kendisi ise dokuzuncu yüzyılda Bağdat’ta hesap yöntemleri yazan bir bilginin adından türedi.
Yazıyı okuCharles Babbage’ın en ünlü makinesi hiç tam bitmedi. Yine de içinde girdi, işlem, bellek ve çıktı vardı. Bilgisayar daha ortada yokken bu düzen düşünülmüştü.
Yazıyı okuBir mesajın ne kadar yer tuttuğunu konuşurken bit deriz. Bu sözü gündelik dile Claude Shannon’ın bilgi kuramı yerleştirdi. O, haberin de ölçülebileceğini gösterdi.
Yazıyı oku